Röportaj: Paul Elliot / Çeviri: Beril Erbil

Müzik dünyasına damga vurmuş bir grubun başına en fazla ne gelebilir? Emin olun on yıl içinde aklınıza gelenden daha fazlası AC/DC’nin başına geldi. Ama yine de grubun doğal lideri Angus Young tek başına her şeyin üstesinden gelip grubu ayakta tutmayı başardı. 

Grup son albümü “Power Up” için stüdyoya girmeden önce manzara kısaca şöyleydi: Malcolm Young ölmüş, Brian Johnson sağlık sorunları sebebiyle gruptan ayrılmıştı. Brian Johnson’ın yerini grubun emektar hayranlarının içine hiç sinmeyen Axl Rose doldurmuştu. Phil Rudd cinayete teşebbüs, öldürmeye tehdit ve uyuşturucu bulundurma suçlarından tutuklandı. Tüm bunların üzerine Cliff Williams da emekli oldu. Kısacası “High Voltage” albümüyle 1976’da uluslararası müzik piyasasına girmiş grubun “voltajı yükselten” dinamiği ortadan kalkmış gibi görünüyordu. Pil bitmişti anlayacağınız. 

Sonra garip bir şey oldu. Tüm bu karmaşa arasında biri hayatını geri istiyordu. Çünkü AC/DC en çok onun hayatıydı. 1973’ten beri solo gitarist olarak çaldığı grup olmadan bir yaşam hayal edemezdi. Abisi Malcolm grubu kurduğunda ve onu yanına aldığında daha reşit bile değildi. Neredeyse elli yıldır okuldan kaçıp sahneye çıkıyordu.

Angus Young kolay yolu seçip grubu dağıtabilirdi ama o öyle yapmadı. Çünkü benzer bir dönemden daha geçmiş ve karşılığını da almıştı. Bon Scott’ün ölümünden sonra dağılma aşamasına gelmiş ama krizi atlatıp 1980 yılında yaptıkları dönüş albümü “Back in Black” Michael Jackson’ın “Thriller” albümünün ardından tüm zamanların en çok satan ikinci albümü olmuştu. O gün Bon Scott’un ruhunun kendileriyle olduğunu söylemişlerdi, şimdi ise abisinin emanetine sahip çıkmak zorundaydı ve artık Malcolm onu izliyordu. 

Grubun son albümü “Power Up” ile yeni bir AC/DC var karşımızda Angus Young’ın yanında üç isim de uzun süredir grupla birlikte: 1980’de Bon Scott’un yerine gelen solist Brian Johnson, 1977’den beri grupla çalan basçı Cliff Williams ve grupla sık sık bir araya gelen ancak 1974’den beri daha çok birlikte çaldıkları davulcu Phil Rudd. Ritim gitarda ise Angus’un kendisinden iki yaş küçük yeğeni Stevie Young var; ritim gitar hâlâ aile içinde.

Brian Johnson ve Angus Young Classic Rock’tan Paul Elliott’un yaşanan tüm süreç ve son model AC/DC hakkındaki sorularını yanıtladı. 

Sonunda yeni bir AC/DC albümü… AC/DC hayranları albümü dinlediklerinde şaşırmayacaklar.
Angus Young:
 Şimdiye kadar yaptığımız her albümde, yaptığımız her parçada hedeflediğimiz tek şey, onu duyduğunuz anda onun AC/DC olduğunu anlamanız.

Brian Johnson: Bu sadece Rock’n Roll. Bu çok güçlü bir şey. Ve dünyanın buna ihtiyacı var!

Albümü salgın başlamadan önce kaydetmeyi bitirmiş miydiniz?

Angus Young: Hemen hemen, evet. Ama sonra albümü ne zaman çıkaracağımızı düşünmek zorunda kaldık. Her şeyiniz hazır ve birden tüm COVID olayının ortasında kalıyorsunuz. COVID dedikleri şey bu mu?

Brian Johnson: Tahminimce o. Berbat bir şey. Hepimiz heyecanlandık ve sonra parçalarımızla birlikte kalakaldık. Bu çok sinir bozucu.

Albümün çıkmasıyla birçok insanı mutlu ettiniz… 
Angus Young: Dinlediklerinde mutlu olacaklarına eminim. Sanırım bir çeşit iyileştirici kür oldu bu.

Brian Johnson: Evet, yaraları saracak! Bu bir tapa! İnsanlar konsere gidemedikleri için kendilerini kötü hissediyorlar, bu yüzden yeni bir şey duymaları harika olacak. Geçen gece bir konsere gittiğimi gördüm rüyamda. Sahnede bir gitarist gitarının tellerine olabildiğince sert vuruyordu.  Kim bilir kaç kişi bu sahneyi bir gün yeniden görmeyi arzuluyordur. Ama yapacak bir şey yok.

Her AC/DC albümü iyi bir banger ile başlar ve Power Up bunu tam anlamıyla Realize ile yapıyor.

Angus Young: Evet. Malcolm bu konudaki fikrini ilk kez bana çaldığında ona sözler için önerisinin olup olmadığını sormuştum. O da bana aklındakileri söylemişti. Sözleri kaydetmiş olmayı isterdim.  Ama nasılsa sözler o kadar acayipti ki aklımda kaldı, bu yüzden onları bir araya getirmek kolay oldu.

Albümdeki diğer tüm şarkılar Malcolm Young ile yazdıklarınız mı?

Angus Young: Evet, oradaki tüm fikirler o ve benden. Yıllar boyunca birlikte çalıştığımız pek çok fikrimiz vardı. Bazı şarkılar neredeyse tamamlanmıştı. Diğer şarkıların ise az bir işi kalmıştı tamamlanmak için. Ama kaydedilmesini istediğimiz her şey planlamıştı. Başından beri yaptığımız şey buydu. İyi bir AC/DC işi olacağını düşündüklerimizi işaretleriz. Bu albüm de böyle bir araya geldi. Hepsi iyi fikirlerdi. Umarım o da onları bir araya getirme şeklimi onaylamıştır. 

Albümde Malcolm Young’ın kaydettiği herhangi bir şey var mıydı?

Angus Young: Gerçekten çaldığı yok. Aslında bunun biraz ürkütücü olacağını da düşünüyorum.

Şarkı sözlerini kim yazdı?

Angus Young: Başlıkların çoğu ve söz fikirlerinin bir kısmı Malcolm’a ait, geri kalanı benden.

Brian Johnson: Bu şarkıların çoğu son derece muzır. Ve bu arsız sözleri söylemek… Hiç bu kadar eğlenmemiştim. Onları söylerken yüzümde bir gülümseme vardı. Bunu seviyorum ve hayranların da seveceğini düşünüyorum. Müzik güçlü, bazı şarkılar çok arsız. Grubun mizacı bu ve onu yok edemezsiniz.

Yine de bu albümde eksik bir şey var. Başlığında “rock” veya “rock’n’roll” geçen AC/DC şarkıları bir gelenek gibi: Rock ‘N’ Roll Singer, Let There Be Rock, Rock and Roll ain’t Noise Pollution, For Those About to Rock, Rock or Bust’ta böyle dört şarkı var, ama Power Up’ta yok.

Angus Young: Bu içten gelen bir şey. Bazen bir parça yazarsınız ve bir başlık bulursunuz ve bu başlıkta “rock” kelimesi olur; çünkü oraya ondan daha iyi uyacak başka bir kelime yoktur. Ama merak etmeyin, zihnim şarkı fikirleriyle dolu ve hepsinde “rock” kelimesi var.

Bütün parçaları tüm grup canlı çalarken mi kaydettiniz?

Angus Young: Genel olarak evet. 

Albümde çok pozitif bir enerji var. Bu, yaparken hissettiğiniz bir şey miydi?
Angus Young:
 Bütün proje buydu. Orada olmak, çalışmak ve hepimizin yeniden birlikte olması ve çalmak çok iyi geldi. 

(AP Photo/Armando Franca)
(AP Photo/Armando Franca)

2015’te “Rock or Bust” turnesi sırasında Brian Johnson’ın bir sorunu olduğunu fark ettiği anla başlayalım.

Brian Johnson: O zamanlar korkunçtu. Gerçekten grubu sahnede hayal kırıklığına uğrattığımı hissettim. Gitarların tonunu duyamadığım için akordu ayarlayamadım. Çaresiz hissediyorsun. Grup hayal kırıklığına uğruyor, hayranlar hayal kırıklığına uğruyor… Bu hiç hoş değildi. Asla ağır bir yük olmak istemedim.

Angus Young: Brian tıbbi yönden pek çok tavsiye aldı ve hemen hemen herkes eğer devam ederse tamamen sağır olacağını söylüyordu, bu da işin bir parçası. Bunu istemedik.

Brian Johnson: Angus ve Cliff bana olan hiçbir şeyden sorumlu olmak istemediklerini, yoksa sonsuza kadar kendilerini kötü hissedeceklerini söylediler. 

Brian Johnson, o turdan çıktığında, derinlerde bir yerde, grupla olan ilişiğinin bittiğini mi düşündün?

Brian Johnson: Başlangıçta, evet. Ve elbette sevdiği işi yapmayı bırakması gereken herkes için zor bir süreç. Hiç kolay değil. Ben kafamı ilk ay viskiye gömdüm. Oldukça uyuşturucuydu. 

Angus Young, “Rock Or Bust” turnesine Brian Johnson’sız devam etmeye nasıl karar verdin? Eski moda bir “Şov devam etmeli” duygusu muydu bu?

Angus Young: Bilmediğimiz bir durumdu ve düşünülecek çok şey vardı. Turdasınız, Brian’ın durumunun nasıl sonuçlanacağını bilmiyorsunuz. Belki başka bir şarkıcı bulursak, bu tarihleri tamamlayabiliriz diye düşünüyorsunuz. Uzun bir süre yeniden bir araya gelme şansımızın muhtemelen olamayacağını düşündüm, bu yüzden belki de en iyisi bunu halledip üstesinden gelmekti. Ama böyle bir durumda herkesi mutlu eden, harika bir çözüm bulunabileceğini düşünmüyorum.

Axl Rose’un Brian Johnson’ın yerini alacağı duyurulduğunda yaygın bir güvensizlik vardı, bunun tek nedeni de Axl’ın Guns N’Roses turnesi için Slash ve Duff McKagan ile daha yeni bir araya gelmesi değildi…

Angus Young: Axl ekiple iletişime geçti ve bize yardım edebileceğini söyledi. Kendi taahhütleri vardı, ama bu işi, yaptıklarına engel olmazsa yapacağını söyledi. Biz de deneyip ne olacağını görmeyi uygun gördük.

Genel kanı, Axl’ın harika bir iş çıkardığı yönünde görünüyor.

Angus Young: Evet. Yardım edeceğini söyleyerek çok cömert davrandı. Bunu yaptığı için grup ona sonsuza dek minnettar kalacak. 

Ayrıca Axl’ın AC/DC’den önemli bir ders aldığı görülüyordu. Guns N’Roses’a geri döndüğünde sahneye zamanında çıktı.

Angus Young: Şaşıracaksın ama o çok profesyonel bir adam. Her gece bizden önce oradaydı.

Brian Johnson, işitme duyuna daha fazla zarar vermeden nasıl tekrar şarkı söylemeye başladın? Ayrıca neden tedavin hakkında her şeyi söylemiyorsun?

Brian Johnson: Bu yepyeni bir şey olduğu için ifşa edilmiyor. Söyleyebileceğim tek şey üç yıl çalıştığım ve çok şükür tedavinin işe yaradığı. Yani umarım. Biraz zaman aldı. Hâlâ da çalışıyorum. 

Cliff Williams’ın emekliliği çok uzun sürmedi, değil mi?

Angus Young: Sanmıyorum. Gelecekte ne yapmak istediğini bilmiyorum. Turne işinin onun için epey zor olduğunu düşünüyorum. Ama albümü yaparken gerçekten mutluydu.

Çok kişisel ayrıntıya girmeden, Phil Rudd sorunlarını geride bırakabildi mi?

Angus Young: Evet. Zor zamanlar geçirdi. Profesyonel yardım aldı ve gerçekten kendini toparladı. Malcolm her zaman Phil’i işinin başında isterdi. Düşünüyorum da Phil AC/DC’de kendimi yıllar boyunca en rahat hissettiğim davulcuydu.

Bir de Stevie Young var. Bir zamanlar dediğin gibi Angus; Stevie, Malcolm gibi gerçek bir ritim gitaristi. Keith Richards gibi… Her şey hissetmekle mi ilgili?

Angus Young: Evet. Her zaman. Ben Malcolm’un kendi bölümünü nasıl çalacağını düşündüğüm hakkında kabaca bir fikir vereceğim, ardından Stevie ve ben parçada doğru duyguyu elde etmek için çalışacağız. 

Bu, hayranların istediği AC/DC ruhu.

Brian Johnson: Bu, doğru dinamik. Grubun özel bir bağı olduğunu kanıtlıyor.

Malcolm’la birlikte çalma tarzınız çok güçlüydü. Bunun sırrı neydi?

Angus Young: Biz ikimiz birdik aslında. AC/DC grubunu bir araya getirmek başta Malcolm’un fikriydi ve daha gençken benden katılmamı istediğinde çok şaşırmıştım. O andan itibaren ikimiz hep birlikteydik ve hep birmişiz gibi çalıştık ve elimizden gelenin en iyisini yapmak istedik, tek ve güçlü bir gitar gibi olmaya çalıştık. 

Tüm grup, Angus Young ‘un yaptığı gibi, Malcolm’un ruhunun AC/DC’de yaşadığını hissediyor mu?

Brian Johnson: Evet. Ara sıra dönüyorum ve orada olmadığını fark ediyorum. Ama bu duygu, hayattaki tuhaf şeylerden sadece biri. Orada gözünün insanların üstünde olduğu hissine kapılıyorsunuz.

Anladığım kadarıyla bir tur planlıyorsunuz, peki sonra ne olacak? Angus Young, çantanda daha bir sürü şarkı olduğunu söylemiştin, ama gerçekçi olursak Power Up son AC/DC albümü mü olacak?

Angus Young: Kristal kürem yok. Ne yaparsan yap, yaparsın, tamamlanır ve gelecek olanın iyi olmasını umut edersin. Ama hiçbir zaman da hayatın nasıl olduğunu bilemezsin. Yaşam için yol haritamız yok. Keşke yapsaydık, ama yapmıyoruz.

Yeni albümü kaydederken onu en iyi performansınızla yapmanız gerektiğini düşündüğünüz zamanlar oldu mu?
Brian Johnson:
 Her zaman yapmalısın bunu. Bu herkesin hayattan alacağı harika bir ders. Angus’un dediği gibi, kristal küren yok, bu yüzden ne yapıyorsan ona iki elinle sarılmalısın. Ben bir daha asla albüm yapmayacağımı düşünmüştüm. Ama yaptım. Ve geri dönmek harikaydı.

Ele geçirdiğim fırsat için minnettarım. Ayrıca bir daha yapabileceğimi hiç düşünmediğim için normalden on kat daha fazla zevk aldım. Bu albümü dinlediğinizde bunu yapmaktan nasıl keyif aldığımı görebilirsiniz. Ve umarım bu son değildir.

Angus Young ayakta olduğu sürece bir AC/DC olacak mı?

Angus Young: Az önce de söyledim, kristal kürem yok. Ama Malcolm’un dediği bir şey vardı: “Titanik gibisin – gemi battığında, grup da onunla birlikte batıyor.”

Ancak şimdilik AC/DC’nin geri dönmüş olması güzel.

Angus Young: Evet, bu iyi bir şey. Dünya bir başka eski, iyi ve sert AC/DC şokuna maruz kalıyor.

Brian Johnson: Hepimizin ihtiyacı olan şey bu.

Yorumlar