Didem Görkay


Sidonie-Gabrielle Colette’nin yaşamına ve genel bir kanıya varmak için yazdığı diğer kurgusal metinlere bakıldığında Cicim romanı, daha doğru bir bağlamda değerlendirebilmiş olacağız. Yazarın kendini “erotik bir militan” olarak tanımlaması da elimizdeki metnin yazılma amacına ışık tutulacak bir diğer perspektifin de oluşmasını sağlayacaktır. Orta yaşına geçkin bir kadının genç bir erkekle olan aşkını anlatan roman, özel bir dönem olan bu geçiş döneminin kırılmalarını yaşayan zaman diliminin -19. yy’ın bitimiyle bireylerde kendini gösteren Fin de Siécle etkisini- romana etkisini metnin ana akışında görebilmekteyiz. Zengin bir kadın olan Léa’nın Cicim (Fred) adındaki genç erkekle olan ilişkisi, dönem şartlarında tabu yıkıcı bir yöne sahiptir. Cicim’i bebeklikten beri tanıyan, kimi zaman onun büyümesinde yardımcı olan Léa’nın bu erkeğe olan ilgisi yakın akraba-abla çizgisinden çıkarak duygusal bir bağımlılığa dönüşür. Bu bağımlılığın nedenlerini oluşturan şartları adım adım okuyabildiğimiz roman bize her iki karakterin birbirlerine ilişkin olan yüceltilmiş duygularla baktıklarını görebiliyoruz. Cicim, betimlenen ve algılanan kusursuz fiziği ile mermer heykellere –dönem şartlarındaki heykellere atfen- benzetilirken yaşlı kadın kusursuz kadın motifi olarak çizilmektedir.

Dönemin Paris’ini görünür kılan roman, zengin çevreleri, yer yer ekonomik yönelimleri, duygusal ilişkileri, dinsel fikriyatı ve hizmetçi-sahip ilişkilerini romana genel bir çerçeve oluşturacak derinlikte yaratılmıştır. Kadın-erkek ilişkisinin mutlu ve paylaşımcı bir zeminden çok birbirini geren ve yoksunluk durumları yaratan kitapta Cicim’in kadınlara olan ilişkisi yer yer efendi-köle düzeyine ulaşırken Léa’da erkekleri himaye etme ya da küçük görme denkleminde sürmektedir. Birbirine karşı zaafları olan bu ikilinin hastalıklı yönleri kendi ilişkilerini sekteye uğrattığı iki üçüncü kişilere de olumsuz yansımaları olmaktadır. Birlikteyken ikircikli ruh halindeki çift, ayrıldıklarındaysa yoksunluk duygusunu yaşamaktadırlar.

Colette’nin gerçek yaşamındaki kişiliğine yakın bir karakter çizimi olan Léa’nın dizlenemez kişiliği onu başat bir kimliğe büründürse de Cicime karşı korunaksız ve istekleri olan bir kırılganlığa evrilir ki bu romanın temel duygusal ağını oluşturmaktadır.

Bir dönem kitabı olan roman – Fin de Siécle- , dönem romanı olma özelliklerini roman arka akışında mimari, giyim-kuşam, davranış örüntüleri ve beslenme alışkanlıkları gibi sosyo-ekonomik yönlerden gösterir. Léa, salt cinsel yönelimleri doyurma tek tipliliğinden değil, dönemin bağlamına hâkim, kendini yönetebilen ve ticari girişimleri olan bir kadındır. Kuşkusuz Léa’nın böyle bir karakter çizilmesi belki de Colette’nin idealize bir yaratımıdır ve dönem kadını görmek istediği bir düzeydir. Topluma, yerleşik kalıpları, dinsel baskılamalara karşı gelen ve yolda ciddi bir etki yaratan Colette’nin böylesi bir karakter yaratması kuşkusuz beklenilen bir edim olabilir. Üvey oğluyla ilişkisi olduğu öne sürülen Colette’nin bu kitapta fiziksel olarak oğlu olabilecek yaşta bir erkekle saplantılı bir ilişki yaşanan bir kadın karakteri gerçekle izdüşüm oluşturulabilecek bir diğer yön olarak dikkate alınabilir.

Sidonie-Gabrielle Colette

Romana ismini veren Cicim’in (Sevgilim anlamında) çocukluktan beri odak altına alınan yaşamı, yetişme tarzı, onu etkileyen temel durumlar; onun yetişkinlikte nasıl bir kimliğe büründüğüne açıklar niteliktedir. Özellikle Léa’nın yakın çevresinde büyüyen çocuk daha küçük yaşlardan itibaren yetişkinlikteki yapıya evrilmesi için yetiştirildiler gibi: İmalar, dokunuşlar, söylemler ve yönlendirmeler küçük çocuk Fred’i yaşlı bir kadına Cicim yaptı.

Romanın ana akışında değinilen bireysel ve toplumsa yönler arasında kendine yer bulan bir diğer yönse toplumda kendine yer edinen bireylerin davranış kalıplarıdır. Ekonomik olarak üst sınıftaki bireylerin işlendiği romanda bu sosyal statüdeki insanlar arasındaki ahlaki ve tüketim kültürü dönemin Fransa’sında hakkında da bilgi verebilecek düzeydedir. Yaşanılan lüks evler, tüketilen pahalı yemekler ve giyime ilişkin betimlemeler romanın bir dönem romanı olma özelliğini daha da besliyor.

Cicim, Colette’nin bir yansımasıdır denilebilecek kadar yazarla güçlü benzerlikler taşımaktadır. Kullandığı dilin vuruculuğu, duygu yansıtımlarının açık oluşu ve tabulara meydan okuyan bir içerikle roman bir Colette profilidir ve okuyucuda uzun süren bir alımlama yoğunluğu bırakabilecek niteliktedir.

Yorumlar