Ferhat Uludere
James adındaki küçük çocuk ne zaman yatağa girse abisi annesinin ısrarı ile yanında bitiyordu. Daha okuma yazma bilmediği, annesinin de genelde işi olduğu için abisi James’e kitap okumak zorundaydı. Büyük kardeş bu işi ikisi içinde eğlenceli hale getirmeyi başarmıştı. Annesinin kardeşine okuması için verdiği kitapları bir yana bırakarak, ona kendi seçtiği kitapları okumaya başladı. Su katılmadık Mark Twain, Wells ve Jules Verne hayranıydı. Okunan kitaplarda genelde bu yazarların kitapları oluyordu.Okumaya Devam Et

Ferhat Uludere
Bir elbise tüccarı olarak İstanbul’a gelen, daha sonra da Fransız Konsolosluğu’nda görev alan Louis Chénier, Pera’nın sokaklarında dolaşırken Yunan asıllı Élisabeth Santi-Lomaca adında bir kadına âşık olmuştu. Karşılıksız değildi aşkı; kısa sürede evlendiler ve bir konağa yerleştiler. Okumaya Devam Et

Ferhat Uludere
26 Ocak 1855’te sıcak bir kış sabahı vardı Paris’te. Şehir uyandığında sıcak başlayan güne tezat; sokak lambasında asılı bir ceset tarafından sarsıldı. Büyük bir romantik, şair, hikaye yazarı ve sonsuzluğa kadar gitmeyi düşünen bir seyyah; Gérard de Nerval, sokak lambasına kendini kravatıyla asmış ve teyzesine kısa bir not bırakmıştı. “Bu akşam bekleme beni, çünkü gece; siyah beyaz olacak.” Okumaya Devam Et

Ferhat Uludere
2005 yılının şubat ayında bir adam kararını vermişti. Bir süredir aynı şeyi düşünüyordu; hayatta yaşabilecek her şeyi yaşadığını ve bu hayattan ayrılmanın vakti geldiğini… Sıradan bir adamın “hayatta her şeyi yaşadım, bundan sonra yaşanan hiçbir şey beni heyecanlandırmaz” demesi elbette komik bir durumdur, ama mevzu Hunter S. Thompson’sa insan onun her şeyin biraz daha fazlasını yaşadığını düşünebilir ve bunda da haklıdır.Okumaya Devam Et

Sedef Başcı
Beril Erbil, “Aynadaki Porno Yıldızı” adlı ilk öykü kitabını Edisyon Kitap etiketiyle çıkaralı iki ayı geçti… Onu bu kitaptan önce çok az tanıyan ben, kitap çıkmadan hemen önce hikayeleri okurken yakınlık duymuştum ilk. Çünkü anlattığı hikayelerde kadınlar beni konuşuyordu, annemi, anneannemi, en yakın arkadaşımı ya da dinlediğim başka bir hikayenin başka bir kadın karakterini…Okumaya Devam Et

Beril Erbil
Ibsen, insanlığı tanımlamaktan bahsederken disiplin ve kültürün yükseltilmesiyle birlikte ülkesini daha ileriye götürmeyi ve daha yüksek standartlara ulaştırmayı arzuluyordu. Bunu yapabilmek için ise en ağır bedelleri ödeyenlerin anneler olduğunu söylüyor; yalnız ve yalnız annelerin ve kadınların bunu yapabileceğinden söz ediyordu.Okumaya Devam Et

Ferhat Uludere
Havari Luka İncil’de İsa’nın çarmıha gerilmek için Golgota’ya götürülüşünü şöyle anlatıyor. “Askerler İsa’yı götürürken, kırdan gelmekte olan Simun adında Kireneli bir adamı yakaladılar, çarmıhı sırtına yükleyip İsa’nın arkasından yürüttüler. Büyük bir halk topluluğu da İsa’nın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı. İsa bu kadınlara dönerek, ‘Ey Kudüs kızları, benim için ağlamayın’ dedi.Okumaya Devam Et