Beril Erbil
Bazı kitapların etkisi okurda yazarının bir sonraki kitabını okuma, varsa daha önce yazdıklarına vakıf olma arzusunu tetikler. Zeynep Kaçar’ın ilk romanı Kabuk yayımlandığında büyük ses getirmiş, yeniden baskıları yapılmış, yazarın okur kitlesini merakla bir sonraki romanı bekler hale getirmişti.Okumaya Devam Et

Didem Görkay
Anna Karenina’yı nasıl bilirdiniz?
Onu tek bir yönle tanımlayabilir misiniz?
Tolstoy’un Anna Karenina’yı kurgularken onu derinlikli, karmaşık ve gizemli olarak tasarladığına hangi okur ya da yazarçizer karşı çıkabilir?
Bir an için bu karakteri yüz elli yıl öncesinin bağlamından çıkarıp günümüzün değer yargılarıyla değerlendirelim. Okumaya Devam Et

Elif Hamitoğlu
Eline kağıt kalemi almış ve yazmayı denemiş herkes; ister istemez çok fazla şey anlatma derdine düşer. Anlatmak istediklerini en iyi ve en etkili şekilde nasıl aktarır; yazdıkları nasıl daha etkileyici olur, bunun peşinden gider. Kelimelerini ölümsüzleştirme ve diğerlerinin sözlerinden daha başarılı olma çabası içinde bir yerde gizli gizli iğneler onu. Okumaya Devam Et

Beril Erbil
Sıradan bir güne uyanırsınız ama “bir de bakmışsınız, nesnelerin isimleri, yerleri ve değerleri değişikliğe uğrayıvermiş. Öyle ki, ayaklarınızın altındaki zemin ansızın göçmüş; o zamana kadar varlığını sürdüren dünya, göz açıp kapayıncaya kadar buhar olup uçmuş.”Okumaya Devam Et

Behice Özden
Gelenekleriyle bağını koparamayan, şehir hayatının getirdiği alışkanlıklarla günlük rutine bağlanan orta sınıf sıkışmışlığını anlatan Ferhat Uludere’nin son romanı Nikâh Sarhoşluğu, “Baba figürü üzerinden belki geçmişi değil ama bugünü “temize çeken” bir hesaplaşma üzerine kuruluyor. Evlenmek üzere olan baş karakterin aksilikler neticesinde, henüz çocukken evi terk eden babasını telefonla aramasıyla gelişen olaylar, Okumaya Devam Et

Cemre İlkan
Mayıs ayı, sonunda baharı getirdi memleketimize. Salgının gidişatı, birçoğumuzun haklı endişelerini arttırmış olsa da güneşin, sümbüllerin, kuş cıvıltılarının umuda, mutluluğa çağrısına da gönül kaymıyor değil… Hele şöyle bizi yeni dünyalara, hikâyelere davet eden bir kitap da varsa elimizde…Okumaya Devam Et

Gaye Karaata
Bir sigara yakıyorum yazıya başlamadan önce. Uzun menzilli intihar silahı dağılırken ciğerlerimin kuytu köşelerine, “Hayatın neresinden dönülse kardır” diyen Nilgün Marmara fırlıyor köşenin birinden hem de bir omuz darbesiyle itekleyerek Sylvia Plath’ı.Okumaya Devam Et

Didem Görkay
Sidonie-Gabrielle Colette’nin yaşamına ve genel bir kanıya varmak için yazdığı diğer kurgusal metinlere bakıldığında Cicim romanı, daha doğru bir bağlamda değerlendirebilmiş olacağız. Yazarın kendini “erotik bir militan” olarak tanımlaması da elimizdeki metnin yazılma amacına ışık tutulacak bir diğer …Okumaya Devam Et

Beril Erbil
Jack London ona büyük ün kazandıran Vahşetin Çağrısı adlı romanında Santa Clara vadisindeki büyük bir evde yaşayan Buck isimli bir köpeğin değişim ve dönüşüm hikâyesini anlatır. Burası bir yargıcın evidir ve Buck burada aile bireylerinin, seyislerle uşakların ve diğer köpeklerin arasında kendine ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Nereden bakılsa iyi aile köpeğidir. Uygardır. Hatta fazlasıyla uygardır. Köpek kulübesinde yaşamaz, süs köpeği muamelesi görmez. Malikanenin içinde, tüm malikaneyi kendinin benimseyerek yaşar.Okumaya Devam Et

Ferhat Uludere
James adındaki küçük çocuk ne zaman yatağa girse abisi annesinin ısrarı ile yanında bitiyordu. Daha okuma yazma bilmediği, annesinin de genelde işi olduğu için abisi James’e kitap okumak zorundaydı. Büyük kardeş bu işi ikisi içinde eğlenceli hale getirmeyi başarmıştı. Annesinin kardeşine okuması için verdiği kitapları bir yana bırakarak, ona kendi seçtiği kitapları okumaya başladı. Su katılmadık Mark Twain, Wells ve Jules Verne hayranıydı. Okunan kitaplarda genelde bu yazarların kitapları oluyordu.Okumaya Devam Et