Resül Efe


Kitap kokusu kadar güzel bir şey yok. Yenisinin ayrı, eskisinin ayrı bir kokusu var. Her ne kadar son zamanlarda ortaya çıkan e-kitap zımbırtıları alanı kaplamış olsa da dokunup koklayabildiğin – içimden yiyebildiğin demek de geçti nedense – kitapların olması ne güzel. Gerçi bu e-kitap bizim memlekette pek tutmadı, sanıyorum kaderi matbaa gibi olacak. Yıllar sonra tarihçiler ülkeye e-kitap neden gelmedi diye araştırmalara koyulup bazı varsayımlarda bulunacaklar. Onlara kolaylık yapayım. Arkadaşlar biz kağıt olanı da okumuyoruz ki?

Tabii e-kitaplara bu kadar salladıktan sonra bu yazıyı e-dergi için yazıyor olmam tam bir ironi. Durun ya başa sarıyorum söylediklerimi unutun. E-kitap candır gerisi… Acaba onların da bir kütüphanecisi var mıdır? Baytlar arasında dolanan bir tip? Tron geldi aklıma şimdi ne alakaysa…

İşin dijital tarafında bir kütüphaneci var mıdır, bilmem ama sizi temiz, nezih cefakar kütüphanecimiz Sally Diamon ile tanıştırmak istiyorum. Gündüz kütüphaneci, gece motorlu testere uzmanı. Hepsi küçük kardeşi Ruby’nin sıhhati için.

Chainsaw Sally

Sally daha on yaşındayken evlerine giren bir sapık ailesini testereyle doğrar. Bu dakikadan sonra psikolojisi bozulan Sally, küçük kardeşinin de sorumluluğunu yüklenerek kendini ve onu başarılı bir şekilde büyütür. Tüm olumsuzluklara rağmen vatana millete hayırlı bir evlat olma amacındaki Sally, ilk, orta, lise, fakülte derken kütüphaneci olur. Kütüphaneci olur olmasına ama üzerindeki o tutukluğu, o ezikliği bir türlü atamaz. O da aynı şekilde büyüyen tüm ergenler gibi gotik bir hatun olur.

Sally’nin yürek eriten bu şeker gibi görüşünün arkasında ise bir canavar yatmaktadır. Hemen aklınızda öyle kaba saba bir canavar canlanmasın. Canavar kimliği ailesine gelebilecek tehlikeler ve kendisine yapılan saygısızlıklar karşısında ortaya çıkarır sadece. Hangimizin çıkmıyoruz ki sorarım size? İşte bu kişilik, camianın dikkatini çekmiş olsa gerek Sally’nin hikayesini filme almaya karar vermişler. Jimmyo Burril, bunun için Sally’e gitmiş ve saygı çerçevesinde durumu izah etmiş. Tabii karşısında böyle akıllı bir adam gören Sally hayat hikayesini anlatmaya başlamış. Hikaye yazılıp çekimlere başlanacağı sırada ortalıkta “iş yok mu abi” diye dolanan Mike Flanagan’a “Gel oğlum bu filmin görüntü yönetmeni sen ol” demiş Jimmyo. Filmin çekim hikayesi böyle biz dönelim Sally’e.

İnsanların saygısızlıklarına aldırmadan işinin başında olan Sally’nin bir günü ile başlıyor film. Kütüphanede “Sessiz Olun” tabelasının altında sürekli gürültü yapan bir adamı nazikçe uyarıyor. Aynı bizdeki “Sigara İçilmez” tabelasının altında sigara içenlerin yaptığı gibi bir durum bu. Tabii adam onu takmıyor. Bir, iki ve nihayetinde Allah’ın hakkı üç tür deyip sabırla adamı uyaran Sally beklemediği bir tepki ile karşılaşıyor. Kendini bilemez, hadsiz tarafından sözlü sataşmaya maruz kalıyor ve sigortaları atıyor. Tabii iradeli kız Sally, iş yerinde kedini hiç bozmuyor ama bakışlarıyla “çıkışta görüşürüz” tehdidini de savuruyor. Nitekim mesai bitiminde Sally bu hadsize dersini veriyor. Ama bu Sally için sadece küçük bir iştir.

Ertesi gün işine hiçbir şey olmamış gibi dönen Sally nihayet huzurlu bir gün yaşar. Kitaplar içinde mutlu bir şekilde akşamı eder. Tam kütüphaneyi kapatacakken, sabahtan beri kafasını evraklarından kaldırmadan çalışan bir adam görür. Onu unutmuştur ve yanına gider. Etkileyici ses tonuyla “Kapatıyoruz!” der. Zamandan haberi olmayan adam bu etkileyici ses tonuna ve görünüme kayıtsız kalamaz. Toparlanırken Sally’e dondurma ısmarlamayı teklif eder. Tabii Sally bu kibar adamın teklini geri çevirmez ve çıkışta dondurma yemeye giderler. Ama o dondurma dükkanında çalışan kızların gözleri fer fecir okumaktadır. Hele biri var ki düşmanımın başına… Bu arada bir dedikodu vereyim bu kızlardan öğrendim. Meğer bu abi çok zengin, evleri, arsaları olan biriymiş, toprak ağasıymış yani. Hem şimdi ağa, aşiret neyse ona bağladık demeyin yok öyle bir şey. Sally’nin olduğu yerde öyle bir şey olmaz, olamaz. Sally’i tanımayan bu kızlar – hele biri var ki – onun hakkında bir konuşur bir konuşur, Sally’nin hedefine girmeden durmaz. Tam kaşındı vallahi ben olsam ben de hedefe alırdım. Sally yine iyi davrandı ona bence.

Siz şimdi benim bu anlattıklarımdan sonra “Sally oraya gidiyor adam öldürüyor, bardan, pavyondan kız çıkarıyor onu öldürüyor, arabada adam öldürüyor, nerede bunun iyiliği?” diye soracaksınız ama işin aslı öyle değil. Şimdi biraz da olayın o kısmını, aslında neden bir halk kahramanı olduğunu anlatacağım.

Arkadaş nedir bu insanların belediye başkanlarından çektikleri, tutturmuşlar bir kentsel dönüşüm. O sıcak mahalle ortamından insanları dışlamak istiyorlar. İşte Sally’nin kasabası da böyle bir yer. Şirketin biri projesini yapmak için bütün halkı kandırmış topraklarına el koymuştur. Tanıdık hikaye değil mi? Hatta bizim Sally’nin dondurmayı beraber yaladığı adam da bu işin içindedir. Sally’nin haberi bile olmadan iki arada bir derede miras anlaşmazlığını kullanarak onun doğup büyüdüğü ve maalesef ailesinin katledildiği eski evi de satın almıştır. Ah ah bu adam da az çakal değil. Tabii satılacak yerler arasında bu ev de vardır.

Kasap Sally

Sally bu durumu öğrenince müteahhidi ve onun sürtük asistanını eski evlerine çağırır. Aman Allah’ım bu kadın nasıl gıcık bir tip. Sen misin mazlumun ahını alan, Sally’nin geçmişine dokunan… Sally bunun altında kalır mı? Tabii ki kalmaz. Kardeşi ile birlikte bunlara haddini bildirir. O esnada bu ev pazarlığını duyan Sally’nin tek dondurmalık sevgilisi binaya gelir ve Sally aşkını kalbine gömerek bu pis fırsatçılardan kasabalarını kurtarır. Ve ortaya yeni, ünlü vazgeçilmez eğlenceli Sally çıkar… Sonra gelsin televizyon şovları, filmler…

Yorumlar