Beril Erbil
Bazı kitapların etkisi okurda yazarının bir sonraki kitabını okuma, varsa daha önce yazdıklarına vakıf olma arzusunu tetikler. Zeynep Kaçar’ın ilk romanı Kabuk yayımlandığında büyük ses getirmiş, yeniden baskıları yapılmış, yazarın okur kitlesini merakla bir sonraki romanı bekler hale getirmişti.Okumaya Devam Et

Resül Efe
Efendim hikayemiz 60’ların San Francisco’da geçiyor. Giydiği pardösünün altında ne olduğunu merak edebileceğiz türden güzeller güzeli bir kadın sokakta yürümektedir. Ama bu kadına araba çarpar bir şey olmaz, banka soyan hırsızların kurşunlarına maruz kalır bir şey olmaz. Şimdi diyeceksiniz ki bu kadın nasıl kadın? Okumaya Devam Et

Didem Görkay
Anna Karenina’yı nasıl bilirdiniz?
Onu tek bir yönle tanımlayabilir misiniz?
Tolstoy’un Anna Karenina’yı kurgularken onu derinlikli, karmaşık ve gizemli olarak tasarladığına hangi okur ya da yazarçizer karşı çıkabilir?
Bir an için bu karakteri yüz elli yıl öncesinin bağlamından çıkarıp günümüzün değer yargılarıyla değerlendirelim. Okumaya Devam Et

Tayfun Poyraz
Hollywood’u anlatacak, övecek ya da eleştirecek bir yer varsa bunu yalnızca Hollywood yapabilir. Son yıllarda iyi hikaye bulma sıkıntısı yaşayan günümüz Hollywood’u artık biyografilere ve altın dönemlerini anlatan yapımlara sarmış durumda.Okumaya Devam Et

Elif Hamitoğlu
Eline kağıt kalemi almış ve yazmayı denemiş herkes; ister istemez çok fazla şey anlatma derdine düşer. Anlatmak istediklerini en iyi ve en etkili şekilde nasıl aktarır; yazdıkları nasıl daha etkileyici olur, bunun peşinden gider. Kelimelerini ölümsüzleştirme ve diğerlerinin sözlerinden daha başarılı olma çabası içinde bir yerde gizli gizli iğneler onu. Okumaya Devam Et

Çeviri: Beril Erbil
Polonya’da büyüyen, psikoloji eğitimini Polonya’da tamamlayan, burada Carl Jung üzerine çalışan ve üniversite sonrası evlenip yine Polonya’nın bir kasabasına yerleşen Olga Tokarczuk, klinik psikoloji alanında uzmanlaşmış, uyuşturucu bağımlıları ve alkoliklerle çalışmış bir psikolog. Ancak kariyerinin daha başlarında terapist olmak için fazla nevrotik olduğunu düşünerek…Okumaya Devam Et

Resül Efe
Gün geçmesin ki dünyamız istilalar altında kalmasın. Bunlar çeşitli duygusal tatminlerin istilası olmakla birlikte maalesef bu dönem gördüğümüz gibi virüs istilaları da olabiliyor. Ancak hepimiz tüm bu sorunlarının özünün insan olduğunu biliyoruz. Yakıyor yıkıyor kendine göre bahaneler uyduruyoruz. Ben ve benim gibi küçük bir kısım da uzaylıların gelmesini bekliyor.Okumaya Devam Et

Beril Erbil
Sıradan bir güne uyanırsınız ama “bir de bakmışsınız, nesnelerin isimleri, yerleri ve değerleri değişikliğe uğrayıvermiş. Öyle ki, ayaklarınızın altındaki zemin ansızın göçmüş; o zamana kadar varlığını sürdüren dünya, göz açıp kapayıncaya kadar buhar olup uçmuş.”Okumaya Devam Et

Tayfun Poyraz
Sosyal İkilem, büyük sosyal medya şirketlerinin, insanları yarattıkları platforma bağımlı hale getiren algoritmaları ve bu algoritmaların insanları nasıl manipüle ettiğini anlatıyor. Ayrıca, platformların kullanıcıları reklamlarla hedeflemek için kişisel verileri nasıl topladığını ve işlediğini de açık bir şekilde gösteriyor.Okumaya Devam Et

Behice Özden
Gelenekleriyle bağını koparamayan, şehir hayatının getirdiği alışkanlıklarla günlük rutine bağlanan orta sınıf sıkışmışlığını anlatan Ferhat Uludere’nin son romanı Nikâh Sarhoşluğu, “Baba figürü üzerinden belki geçmişi değil ama bugünü “temize çeken” bir hesaplaşma üzerine kuruluyor. Evlenmek üzere olan baş karakterin aksilikler neticesinde, henüz çocukken evi terk eden babasını telefonla aramasıyla gelişen olaylar, Okumaya Devam Et

Resül Efe
Geçtiğimiz günlerde Ferhat Uludere’nin Palyaçodan neden korkarız? yazısını okuduktan sonra ben de bu ilginç yazıya referans olabilecek bir film anlatayım dedim. Tabi durum böyle olunca sepetimde altlarda duran bir yazıyı hemen üstlere doğru çıkardım. Lanet olsun ki bu çok da zor olmadı. Neden mi alt sıralardaydı sorusuna ben de soru ile karşılık vereyim: Palyaçolardan neden korkarız ya da korkar mıyız? Aslında bu soruya tam anlamıyla verecek bir cevabım yok. Hani korkmak demeyeyim de çok fazla haz etmem kendilerinden. Düşünsenize daha dünya gözü görmeden…Okumaya Devam Et